http://www.izlesene.com/video/muzik/192233/milkhoneyhabibi
Seni Özlüyorum | ||
| Seni özlüyorum... Bir daha hiç göremeyeceğim birini özlüyorum. Bir daha sesini hiç duyamayacağım birini... Seni, Seni özlüyorum. Gülümseyen bakışlarını, Bakışınla sarılışlarını, Bana bakan gözlerini özlüyorum... Seni özlüyorum. Neden çevirdin gözlerini benden? Neden aniden döndün sözlerinden? Bakışlarının, sesinin değişmesi.. nedendi? Nedendi bu geçişin sevgimden? Oysa, uzun hasretler hep olurdu aramızda, Olurdu da, hep kavuşurduk sonunda. Şimdi; hep ellerimi avuçlayışın geliyor aklıma... Ve benim gözlerine öylece dalışım. Seni özlüyorum... Ellerimin boşluğunda Gözlerimin dolduğunda... Seni, Seni özlüyorum Bu acımasız yokluğunda.. | ||
Sen Yoksun Şehirde | ||
Kaldırımlar üşüyor yalnız ve soğuk gecelerde Ürperir sessizlik dargın bakışların arasında Adım başı çocuk çığlıkları düşer önüme kesik kesik Bu şehir hıçkırıklarımın annesi Yüreğinde saklıyor matemini. Bir nefes yalnızlık daha çekiyorum sigaramdan İhanetlerden damıttığım şarabı yudumluyorum Sağnak sağnak güller yağıyor sahile Sarıldığım kadınlarda sen kokuyorum Şehrin gölgesiz sokaklarında. Bu şehir bu kasvetli kaldırımlar Her gün biraz daha uzaklaştırıyor seni benden Görüntün çıkmaz sokakların ardına gizlenmiş Bakışların lambaların pusunda bir mermi Korkum yok,mezarım caddelere kazılmış. Aragon'un mutlu aşk şiirini okuduğumuz tepede Bugün Neruda'nın umutsuz şarkısı söyleniyor Ne güzeldi o günler hatırlar mısın Elele yeşilini avuçlarımıza sürerdik kırların Mutluydu aşkımız Aragon'a inat. O zamanlar daha şehre göç etmemiş Beton mezarlara hapsetmemiştik ruhumuzu Kirletilmemiş özgürlüğü yaşıyorduk doyasıya Melekler misafiri olurdu güncelerimizin Ah geceler hiç bu kadar kararmamıştı. İşte yine ben şehrin sokaklarını adımlarken Yalnız ve soğuk gecelerde Kaldırımlar üşüyor sessizliğin ürpertisinden Yine bir nefes yalnızlık çekiyorum sigaramdan Sen yoksun,şehir bomboş,kokun çok uzaklarda. | ||
Karanlık | ||
| yine akşam oldu yine karanlık çöktü yüreğim yine darlandı yine karamsardı saniyeler geçmiyor dakikalar uzuyordu saatler ise bin yıl gibi geliyordu Yarabbi acaba bu duygu ölüm korkusu muydu yok yok olamaz bu can buna dayanmaz bir kerecik o yar ile yatmadan ölünmez söz sana ölüm bu gece çaresizim yarın akşam gel Azrail yarim olsun gelinlikler içinde bana koşsun açsın kollarını sımsıkı sarsın işte o zaman ölümüm senin kollarında olsun | ||